ÇANAKKALE SAVAŞINA FARKLI BAKMAK

a) Hedef Çanakkale Değil Filistin miydi?

Çanakkale Savaşı Bir Dikkat Dağıtma Harekatı mıydı? Çanakkale konusuna çalışırken bu soruyu hep kendime sorarım. Acaba diyorum, İngilizlerin Çanakkale harekatının asıl amacı başka bir harekatı aradan geçirmek miydi?

İngilizlerin asıl amacı Filistin (Irak) bölgesini ele geçirmekti. Eğer Çanakkale'ye çıkarma yapılmasaydı Osmanlı Devleti bütün gücünü buraya verir ve İngilizlerin emeli gerçekleşmezdi. Ama Çanakkale'ye yapılacak bir harekat Osmanlı'nın dikkatini uzak diyarlardan yakın tehlikeye çevirir ve böylece İngilizler asıl almak istedikleri yerleri ele geçirmiş olurlardı.

Gerçekten de olay bu şekilde oldu.

İngilizlerin asıl amacının İstanbul olmadığı, daha sonra İstanbul'u tek bir mermi sıkmadan kendi istekleri ile boşaltmaları göstermiştir. Zaten İstanbul'u ellerinde tutmalarına da artık ihtiyaçları yoktu. Çünkü artık kendisinin planlarını bozacak bir Osmanlı da yoktu.

Onların amacı Irak petrolleri ama özellikle de Filistin'di. Burayı aldılar ve Yahudilere teslim ettiler. Savaşın planı çok önceden kurulmuştu.

  1. b) Alman Komutanlar Bizi Çanakakkale’de Oyaladılar mı?

Almanların da tek derdi ingilizleri Çanakkale boğazında uzun süre tutup, üzerindeki baskıyı hafifletmekti. Bu nedenle Lomon van sanderse talimat verilmişti. Komutanlarımız Alman olmasaydı büyük olasılıkla kara harekatı daha erken biterdi.

  1. c) Çanakkale Savaşını Mustafa Kemal’in Kazandığını Sanmak

Birçok kişi Çanakkale savaşını M. Kemal sayesinde kazandığımızı sanır. Hatta o olmasa yok olmuştuk der. Çanakkale etkinliklerinde hep onun adı anılır. Halbuki Çanakkale savaşında o önce yarbay, sonra albay olmuştur.

Çanakkale savaşında İki ordu, iki ordu komutanı, on kolordu, 18 kolordu komutanı, yirmi iki tümen, 39 tümen komutanı, elli iki alay, 104 alay komutanı vardır. Mustafa Kemal ise 19. ihtiyat (yedek) tümen komutanıdır. Hiyarerşinin başında olmayan birisine tüm başarıyı mal etmek tarihi yanlış okumanın örneğidir.

Tabi ki Mustafa Kemal’in katkılarını yok saymıyoruz. Anafartalar, Arıburnu ve Conkbayır’da büyük başarılar kazandı. Hatta bu durumdan dolayı kendisine madalya da verildi. Fakat onun başarılı olması diğerlerinin başarısız olduğu anlamına gelmez. En sıradan erlerden olan Bir Seyid Onbaşı, Nüsret gemisi ve diğer komutanlar da kendilerine düşeni yapmasalardı tek bir komutanın yaptıkları yeterli olmayacaktı. Savaş bir ekip işidir.

Peki başkomutan kimdir?

Herkesin vurunabalıya dediği ve eleştirdiği ENVER PAŞA'DIR. (Enver Paşa Başkomutan vekilidir. Asıl Başkomutan Padişah V. Mehmed Reşad’dır.)

  1. d) Çanakkale Zaferse İngilizler Nasıl İstanbul’u 1918’de İşgal Ettiler?

Bazıları Çanakkale zaferinin önemini küçümsemek için bu iddiayı gündeme getirirler.

Bu yanlış bir argümandır. Eskilerin tabiriyle "kıyası meel farik"tir. Bu olayları anlamak için birinci dünya savaşını iyi incelemek gerekir. Savaşların nasıl olduğunu iyi öğrenmek gerekir. Bir cephede zafer kazanılırken başka cephelerde yenilgi olabilir ve bu yenilgi topyekûn bir kayba yol açabilir.

Ayrıca İngilizler, Çanakkale'yi silahla ve cephaneyle aşmadılar. Yapılan Mondros Mutarekesi ile burayı aşıp İstanbul'a girdiler. Yani savaşla alamadıklarını barış masasında aldılar. Bir yeri savaşla almak farklı, barışla-antlaşma ile almak farklıdır.

Ondan sonra herkes bu soruyu sordu. Hatta Çanakkale’de savaşan Seyyid Onbaşılar bile sordu Biz düşmanı Çanakkale’de yenmemiş miydik? Nasıl İstanbul'u işgal eder diye sordular? Bu da savaşın sadece askerle değil, diplomasiyle de yürütüldüğünü bize gösterir.

Ama bizde hala büyük diplomatlarımız yok. Çünkü diplomasimiz Osmanlıdan itibaren devşirmelerin /azınlıkların ve gayri Müslimlerin elinde.

  1. e) Siyasetçilik Ordunun En Büyük Hatası ve Zaafıdır

Çanakkale Savaşında ve Birinci Dünya Savaşının diğer cephelerinde Osmanlı Ordusuna komutanlık yapan Liman von Sanders Alman İmparatoru ile olan bir anısında bu konuda şunları anlatır: “Alman İmparatoruyla yaptığım görüşmede bana şunları söyledi:

“İş başında ister genç Türkler ister ihtiyar Türkler bulunsun, sizin için fark etmez. Siz yalnız ordu ile meşgul olacaksınız. Siyaseti Osmanlı ordusundan çıkarınız. Siyasetçilik o ordunun en büyük hatasıdır."

Görüldüğü gibi koca Osmanlıyı Avrupalılar değil biz yıktık. Şimdi de ayakta kalmak istiyorsak ordunun siyasete bulaşmaması gerekir.